Karar belgesi

Kararı cihazınıza indirin

Kararın özetini ve tam metnini ERGÜR Hukuk Ofisi kurumsal belge formatında indirebilirsiniz.

Yüksek Yargı Kararı

Kapanış onayı bulunmayan ticari defterlere kaydedilen faturalar tacir aleyhine delil sayılır

Uyuşmazlık, elma kasası satımına ilişkin faturalarda sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatın üzerinde fiyat talep edilip edilemeyeceği ve bu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedilmesinin sonuçları üzerinedir. Hukuk Genel Kurulu, tarafların tacir olduğunu, dava konusu faturaların davalı tarafından itiraz edilmeksizin defterlerine işlendiğini ve ticari defterlerde kapanış onayı bulunmaması halinde kayıtla…

Mahkeme Yüksek Yargı Kararı
ERGÜR AI karar özeti

Kararın Özeti

Uyuşmazlık, elma kasası satımına ilişkin faturalarda sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatın üzerinde fiyat talep edilip edilemeyeceği ve bu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedilmesinin sonuçları üzerinedir. Hukuk Genel Kurulu, tarafların tacir olduğunu, dava konusu faturaların davalı tarafından itiraz edilmeksizin defterlerine işlendiğini ve ticari defterlerde kapanış onayı bulunmaması halinde kayıtla…

Kararın yayımlanan metni

Tam Karar Metni

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
Tarih: 19.09.2012 Esas: 2012 / 19-400 Karar: 2012 / 581
Açılış ve Kapanış Onayları Bulunmayan ve İçerdiği Kayıtlar
Birbirini Doğrulamayan Ticari Defterler Sahibi Aleyhine Delil
Olur.
Özet:
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Uyuşmazlık, satım nedeniyle düzenlenen faturalardaki birim
fiyatın sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı ve sözleşmede belirlenen birim fiyat üzerinde
fiyat talep edilmesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda taraflar
tacir olup her ikisinin de ticari defterlerinin kapanış onayları bulunmamaktadır. Açılış ve kapanış
onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defterler sahibi aleyhine delil
olur. Bu durumda davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunan uyuşmazlık konusu faturaların
aleyhine delil olacağının kabulü gerekir. Açıklanan hususlar dikkate alınmaksızın somut olaya
uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 3. Asliye
Ticaret Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.10.2009 gün ve 2008/318 E.,
2009/501 K. sayılı kararın incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 02.11.2010 gün ve 2010/5161 E., 2010/12310 K. sayılı ilamı ile;
(... Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 18.08.2006 tarihli 22.000 adet elma kasası alım
sözleşmesi yapıldığını, davalıya gönderilen dokuz adet faturaya itiraz edilmediğini, faturaların
davalı defterinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin faturalardan kaynaklanan belgeli cari alacağı için
takibe giriştiğini ileri sürerek davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkilinin ikametgahı olan Ankara mahkemelerinin yetkili
olduğunu belirtmiş, esas savunmasında ise davalı şirketten 20.099 adet elma kasası teslim aldığını,
sözleşmede belirtilen 6.15 birim fiyat+KDV üzerinden mal bedelinin ödendiğini, faturalarda mal
bedelini anlaşmaya aykırı olarak birim fiyat 7.33.-TL'den hesaplandığını, sözleşmeye aykırı
faturalar düzenleyen davacının bu durumu kanıtlaması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde
düşürülmediğini ve kararlaştırılan faiz oranı olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve re'sen yapılan hesaplamaya göre sözleşmede belirlenen birim
fiyat 6, 15.-YTL'den 20.099 adet elma kasasının alınması sonucu, davalı ödemelerinden sonra
kalan miktarın, talep edilen faturalarda yazılı elma kasasına oranlaması yolu ile bulunan miktar
üzerinden davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun icra dosyasına itirazın kısmen iptali ile icra
takibinin 112.05.-TL asıl alacağa takipten itibaren 3095 Sayılı Yasanın 2/2. bendindeki faiz oranının
uygulanması suretiyle devamına, hüküm altına alınan miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatı
tutarı 44.82.-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edil- miştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir
isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi
gerekmiştir.
2- Davacı tarafın temyizi yönünden ise taraflar arasındaki uyuşmazlık, elma kasası satışı nedeniyle
düzenlenen faturalardaki birim fiyatının sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı ve sözleşmede
belirlenen birim fiyat üzerinde fiyat talep edilmesinin mümkün olup olmadığı noktasında
toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede birim fiyat olarak 6.15.-TL kararlaştırılmışsa da,
dava konusu faturalar 7.33.-TL birim fiyat üzerinden düzenlenmiş ve davalı bu faturalara itiraz
etmeyip kendi defterlerine işlemiştir. Hal böyle olunca davalının dava konusu edilen faturalarda

gösterilen birim fiyatı ve fatura toplamlarını benimsediğinin kabulü gerekir. Dava konusu edilen
faturalar toplam 27 Milyar TL olduğu halde, davacı tarafından 25 Milyar TL üzerinden icra takibine
girişilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının defterine kaydetmekle içeriğini kabul etmiş
sayıldığı, dava konusu faturalara yönelik talep gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken, somut
olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda,
mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve
dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine,
özel dairece yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle bozulmuş; mahkemece önceki kararda
direnilmiştir. Direnme kararını, davacı vekili temyize getirmiştir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; elma kasası satışı nedeniyle düzenlenen
faturalardaki birim fiyatının sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı ve sözleşmede belirlenen
birim fiyat üzerinde fiyat talep edilmesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Öncelikle, ticari defterlerin delil kuvveti üzerinde durmakta yarar vardır:
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı TTK)'nun 84. maddesi; "Kanuna uygun olarak veya
olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. Şu
kadar ki; kanuna uygun olan defterlerde sahibi lehine olan kayıtlar dahi aleyhindeki kayıtlar gibi
muteber olup bunlar birbirlerinden ayrılamaz." hükmünü içermektedir.
Aynı konuda "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri
Kanunu (HMK)'nun 222/4. maddesi; "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar
birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." hükmünü içermektedir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık, elma kasası satışı nedeniyle düzenlenen
faturalardaki birim fiyatın sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı ve sözleşmede belirlenen
birim fiyat üzerinde fiyat talep edilmesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Taraflar tacir olup, defterlerini usulüne uygun olarak tuttukları, ancak her iki tarafın ticari
defterlerinde kapanış onayının bulunmadığı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede birim fiyat
olarak 6.15.-TL kararlaştırılmışsa da, dava konusu faturalar 7.33.-TL birim fiyat üzerinden
düzenlenmiş ve davalı bu faturalara itiraz etmeyip kendi defterlerine işlemiştir. Bu durumda
davalının dava konusu edilen faturalarda gösterilen birim fiyatı ve fatura toplamlarını
benimsediğinin kabulü gerekir.
Yukarıda açıklandığı üzere, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini
doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur, kuralı gereğince davalının
defterlerinde kayıtlı bulunan uyuşmazlık konusu faturaların aleyhine delil olacağının kabulü gerekir.
Mahkemece, davalının defterine kaydetmekle içeriğini kabul etmiş sayıldığı dava konusu faturalara
yönelik talep gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen
gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

O halde yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına
uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma
kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz
peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı kanunun 440/1 maddesi uyarınca kararın tebliğden
itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.09.2012 gününde yapılan
görüşmede oybirliği ile karar verildi.