Kararın Özeti
Tarafların TMK 166/3 kapsamında anlaşmalı boşanmalarına karar verilmiş, davalı kadın hem gerekçeli karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine dair ek kararı hem de asıl hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, gerekçeli kararın davalının bilinen son adresine tebliğe çıkarılmadan başka adreste Tebligat Kanunu 21/1 uyarınca yapılan tebligatın usulüne uygun sayılamayacağını belirterek ek kararın kaldırılmasına karar vermiştir.…
Tam Karar Metni
Kararın Özeti
Karar Bilgileri
| Daire | 2. HUKUK DAİRESİ |
|---|---|
| Esas No | 2017/3307 |
| Karar No | 2018/14038 |
| Karar Tarihi | 2018-12-05 |
| Karar Sonucu | BOZMA |
| Hukuk Alanı | Aile Hukuku |
| Dava Türü | Boşanma davası |
Kararın Tam Metni
Tarih: 05.12.2018 Esas: 2017/3307 Karar: 2018/14038
Anlaşmalı Boşanma - İrade Beyanından Dönülmesi - Davaya
Çekişmeli Boşanma Davası Olarak Devam Edilmesi
Özet:
Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir
ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen
düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm
bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "Çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-
2) davası olarak görülmesi gerekir.
MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda
tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından; 26.10.2016 tarihli ek karar ve asıl
hüküm yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemenin tarafların boşanmalarına ve fer'ilerine ilişkin hükmü; davalı kadın tarafından temyiz
edilmiş, mahkemece 26.10.2016 tarihli ek karar ile; boşanmaya dair gerekçeli kararın taraflara
usulüne uygun tebliğ edildiği davalının süresinden sonra talepte bulunduğundan bahisle temyiz
dilekçesi reddedilmiş, davacı ek kararı da temyiz etmiştir.
Mahkemenin gerekçeli kararı davalı kadın adına 04.08.2016 tarihinde dava dilekçesinde yazılan
ve duruşmada belirtilen adresine Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre mahalle muhtarına
tebliğ edilmiştir.
Davalının dosya içerisinde, dava dilekçesi, 1. protokol, feragat dilekçesi, feragatten feragat
dilekçelerinde adresi "... Mah. ... Sk. No: 23/8 ... Apt. .../..." olarak gösterilmiştir.
Tensip zaptı, duruşma zaptı, gerekçeli karar ve ek kararda ise "... Mah. .... Cd. No: 57 İç kapı No: 3
.../..." olarak gösterilmiştir. Bu adres aynı zamanda davacı erkeğin yerleşim yeri adresidir.
Ancak tarafların duruşmadan önce sunduğu 2. protokolde davalının adresi " ... Mah. .... Sk. No: 26/8
.../..." olarak gösterilmiştir. Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır ( Teb.
K, m. 10/1). Taraflar duruşmadan önce sundukları 2. protokolde davalının adresi ".... Mah. ... Sk.
No: 26/8 .../..." olarak gösterilmiştir. Tebliğ isteyenin 2. protokolde gösterdiği bu adres, muhatabın
bilinen en son adresi sayılır (Yönetmelik m.16/1). Gerekçeli karar evrakı tebliğ için bu adrese
gönderilmeden, diğer bir ifade ile bu adresin tebliğe elverişli olup olmadığı anlaşılmadan davalıya
aynı zamanda davacının da yerleşim yeri adresi olan adreste Tebligat Kanunu'nun 21/1.
maddesine göre yapılan tebligatı geçerli ve usulüne uygun sayma olanağı yoktur. Bu sebeple davalı
kadının temyizi yasal süresinde görülerek, mahkemenin 26.10.2016 tarihli ek kararının
kaldırılmasına karar verilmiştir.
2-Davalı kadının esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Taraflar Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davalı tarafından
temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu
yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda
kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm
bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "Çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-
2) davası olarak görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra
numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen
her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak
üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde
gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere
hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple mahkemenin 26.10.2016
tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen
sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın
tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
05.12.2018 (Çrş.)
Bu içerik ERGÜR AI Legal Collector tarafından resmî karar metni esas alınarak hazırlanmıştır.