YARGITAY 9.HUKUK DAİRESİ

Tarih: 10.12.2018 Esas: 2015/28882 Karar: 2018/22809

Usta Gemici – İşçinin Eşi İle Ortak Banka Hesabına Yapılan Ödeme – Ücret Alacağı İspat

Özet:

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının eşine ait banka hesabına yapılan ödemelerin ücret alacağından mahsup edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davacı, usta gemici olup çalıştığı süre boyunca seferde olduğu, uygulamada geleneksel olarak gemi adamlarının ve yurt dışı şantiyelerde çalışanların ücretlerinin ailelerinin sıkıntıya düşmemesi, hesap üzerinde tasarrufta bulunabilmeleri için eşleri adına açılan hesaplara yatırıldığı bilinmektedir. Getirtilen hesap ekstresi incelendiğinde hesaba yatırılan ilk paranın davalı şirket tarafından davacının işe başladığı tarihi takip eden ikinci ay olan 02.08.2012 tarihinde 1.208,33 TL olarak yatırıldığı, diğer paraların ortalama birer aylık aralarla yine davalı şirket tarafından elektronik fon transferi yoluyla yatırıldığı, bu şekilde ödemelerin 12 ay devam ettiği ve hesabın 21.10.2013 tarihinde, fesihten bir gün sonra kapandığı görülmüştür. Usta gemici olan davacının seferde olduğu sıralarda ailesinin zorda kalmaması için eşi adına açılan hesaba 12.08.2013 ve 21.10.2013 günlerinde yatırıldığı anlaşılan toplam 3.300,00 TL’nin ücret alacağından mahsubu gerekirken bilirkişinin hayatın gerçekleriyle uyumlu olmayan mütalaasına itibar edilerek karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, iş sözleşmesinin hiçbir sebep gösterilmeden işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacaklarını talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının işten kendi isteği ile ayrıldığını, çalışmasının fasılalı olduğundan kıdem ve ihbar tazminatı isteyemeyeceğini, bir kısım ücret alacaklarının ise ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının eşine ait banka hesabına yapılan ödemelerin ücret alacağından mahsup edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Davacı, ücret alacaklarının noksan ödendiğini iddia ederek alacak talebinde bulunmuş, davalı vekili davacının işe başladığı tarihte eşi … adına … Şubesi’nde açılan hesaba 12.08.2013 tarihinde 1.650,00 TL ve 21.10.2013 tarihinde 1.650,00 TL yatırıldığını, Eylül 2013 ayında yine 1.650,00 TL ödendiğini, ayrıca Ekim 2013 ayına ilişkin 550,00 TL ödendiğini savunmuş, Yapı Kredi Bankası’na yazılan yazının cevabında davacının eşi olduğu anlaşılan …’nun hesabına 02.08.2012 tarihinden itibaren her ay düzenli olarak aynı miktarlarda paralar yatırıldığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği ağustos ve ekim ayı ödemelerinin de 1.650,00 ‘şer TL olarak yapıldığı görülmüştür.

Bilirkişi raporunda davacının eşi olduğu anlaşılan … ile davalılar arasında iş ilişkisi olmadığı, ödemelerin davacıya yapılıp yapılmadığı tespit edilemediği için mahsup edilmeyeceği görüşü bildirilmiştir.

Mahkemece bilirkişinin bu mütalaası kopyala yapıştır yapılarak karara aktarılmış, bu gerekçeyle yapılan ödemeler mahsup edilmemiştir.

Davacı vekili, ödemeyle ilgili olarak müvekkilinin maaş alacağına ilişkin olmadığını beyan ettiğini bildirmiştir.

Davacı, usta gemici olup çalıştığı süre boyunca seferde olduğu, uygulamada geleneksel olarak gemi adamlarının ve yurt dışı şantiyelerde çalışanların ücretlerinin ailelerinin sıkıntıya düşmemesi, hesap üzerinde tasarrufta bulunabilmeleri için eşleri adına açılan hesaplara yatırıldığı bilinmektedir. Getirtilen hesap ekstresi incelendiğinde hesaba yatırılan ilk paranın davalı şirket tarafından davacının işe başladığı tarihi takip eden ikinci ay olan 02.08.2012 tarihinde 1.208,33 TL olarak yatırıldığı, diğer paraların ortalama birer aylık aralarla yine davalı şirket tarafından elektronik fon transferi yoluyla yatırıldığı, bu şekilde ödemelerin 12 ay devam ettiği ve hesabın 21.10.2013 tarihinde, fesihten bir gün sonra kapandığı görülmüştür.

Bilirkişinin, hesap sahibi …’nun dava dışı olduğuna ve işverenle aralarında bir iş sözleşmesi bulunmadığına ilişkin saptaması yerindedir. Ancak aralarında hiçbir iş ilişkisi olmayan bir kişinin hesabına şirketin her ay düzenli para yatırması sebepsiz olamaz. Yatırılan paraların davacının ücretleri olduğu açıktır. Davacı vekilinin 28.04.2015 tarihli oturumdaki “Hakman (Fatma) Namoğlu adına yatırılan parayı müvekkilime sordum, müvekkilim maaş alacağına ilişkin olmadığını beyan etti.” şeklindeki açıklamasının hiçbir hukuki sonucu yoktur.

Bu nedenlerle usta gemici olan davacının seferde olduğu sıralarda ailesinin zorda kalmaması için eşi adına açılan hesaba 12.08.2013 ve 21.10.2013 günlerinde yatırıldığı anlaşılan toplam 3.300,00 TL’nin ücret alacağından mahsubu gerekirken bilirkişinin hayatın gerçekleriyle uyumlu olmayan mütalaasına itibar edilerek karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.